Çağımızın hastalığı olan obeziteye davetiye çıkarabilecek bu sendrom, metabolizmanın gittikçe yavaşlamasına ve alınan kiloların daha da zor verilmesine neden oluyor.Sağlığı olumsuz yönde etkileyen, ünlü ünsüz herkesin yaşadığı, sadece kilo verme amaçlı yapılan uygulamalar sonrasında verilen kiloların korunmadan daha fazlası ile geri alınmasına  yo yo sendromu deniliyor. Ülkemizde de bu yöntemleri bilinçsizce uygulamakta olup bir zayıf bir kilolu olma durumu kişilerde sıklıkla gözleniyor.

Yo Yo sendromunun nedenleri arasında;

Sadece kilo verme amaçlı uygulanan, bireye özgü olmayan, olumlu beslenme alışkanlıkları kazandırmayan ve hızlı kilo verdiren tüm uygulamaları söylemek mümkündür.


  • Bilinçsiz Zayıflama ilaçları kullanımı
  • Bireyin Psikolojik durum değişiklikleri
  • Kişiye özgü olmayan hazır diyetlerin yapılması
  • Kendi sosyal yaşamına uymayan diyetleri kilo verme pahasına devam ettirme
  • Bilinçsiz diüretik kullanma
  • Diyet kampları ve sonrasında aynı sıklıkta yapılamayan egzersiz
  • Sık aralıklarla diyet uygulama
  • Düşük kalorili diyet sonrasında oluşan yeme ataklarıda bu durumun oluşmasına yol açabilecek nedenler arasındadır.

Risk Altında Kimler Var?

Kilo sorunu olan kadın erkek günümüz koşullarınca yaş gözetmeksizin herkeste hızlı kilo verme, bu kiloları belirli bir sürede koruyamama ya da hiç korumama daha sonra ise diyetten sıkılıp yeme atakları ile birlikte ilk diyete başladığı kilodan daha fazla kilo alarak bu değişimi geçirme riski vardır.

Erkekler kadınlara oranla YO YO sendromuna daha az yakalanmaktadırlar. Çünkü erkekler fiziksel aktiviteyi ön plana çıkaran beslenme programlarını daha uzun soluklu yapabilme yeteneğine sahiptirler. Aslında en önemli fark erkeklerin diyete bakış açılarında yaşam tarzı değişikliklerini daha kolay benimseyebilmeleri yatmaktadır.

Yapılan çalışmalar ağırlık kaybının %5 ile %10 unun bile 6 ay süresince muhakkak korunması gerektiğini göstermiştir. Ayrıca diyetini 1 veya 2 aylık dönem sonrasında bırakan kişilerde bu durum daha sık yaşanmaktadır.

Daha çok ünlülerde gözlenen bu durum; güzellik ve estetik kaygılarının artması, görsel ve yazılı basında kilo verme ile ilgili kaynağı doğru olmayan beslenme bilgilerinin de varlığı ile artık sadece ünlülerde değil toplumun her kesiminde görülmektedir.

Yo Yo Sendromunun olumsuz sonuçlarını sıralayacak olursak;

Alınan verilen bu kilolar metabolizmanın yavaşlamasına, yağ dokusunun artmasına, bireylerde psikolojik etkilenmelere sebep olmaktadır. Bilinçsiz ilaç kullanımı sırasında; metabolizma hızlanır, kalp ritminde artış olur, sık dışkılama oluşur, terleme artar, kan basıncı yükselir, adet düzensizliği görülür ve sinirlilik, anksiyete gibi psikolojik durum bozuklukları oluşur. Hiçbir ilacın bire bir uzun süre kullanımına ilişkin çalışma ya da veri yoktur.

Ayrıca laksatif ya da diüretik kullanımı hiçbir zaman kilo verme amaçlı olmamalıdır. Bu ilaçlar vücutta sadece su kaybı yaratır. Yağ eritmez kilo verdirmez. Uzun süre kullanımında da bağırsaklarda bu bileşiklere cevapsız hale gelmektedir. Bilinçsiz kullanımı potasyum düzeyinde düşmelere ve kalp ritim bozukluna sebep olmaktadır.

Tedavide;

Doğru tedaviyi belirleyecek olan kişinin kendisi değil doktor ve diyetisyenlerin kararı ile yönlendirilebilir.

1. Adım düşük kalorili yeterli dengeli diyetler + fiziksel aktivite
2. Adım davranış değişikliği yöntemlerinin bireyin yaşamına entegrasyonudur.
3. Adım farmakolojik ilaçla tedavi
4. Adım cerrahi tedavilerdir

Beslenme tedavisinde; kişinin koruyabileceği sağlıklı kiloları hedef alınarak, günlük beslenme öyküsü dinlenip yaşam şekline yönelik olumlu değişikliklerle beraber kilo verme programı uygulanmaktadır. Sık aralıklarla görüşülüp hızlı değil gerektiği süre zarfında hedef kiloya inene kadar diyet bırakılmamalıdır. Çünkü sonrasında başlanan KORUMA PROGRAMI bu sistemin en önemli anahtarıdır. Tekrar kilo almamak için yapılması gereken en önemli süreç koruma sürecidir.

Yo Yo yani yap- boz oyuncak gibi bu hastalık tablosunu yaşamamak için;


  • Diyet yapmaya kararlı başlamak ve amacı kilo vermek değil verilen kiloyu özümsemek gerekir.
  • Diyet muhakkak doğru kaynaktan beslenme ve diyet uzmanından alınmalıdır.
  • 3 ana öğün ve 2 veya 3 ara öğün tüketilmelidir. Ara öğünlere ana öğün kadar önem verilmelidir. Kan şekerinin düşmemesi ve açlık duygusunun oluşmaması için sık sık beslenmek şarttır. Zayıflamak isteyen kişilerin % 80 ile %90 ında yapılan en büyük hata ana ve ara öğünlerin atlanmasıdır.
  • Fiziksel aktivite düzenli hale getirilmeli metabolizmada artış sağlanmalıdır.
  • Tek besine yüklenmemeli diyette çeşitlilik olmalıdır. Öğünde 4 besin grubunun( süt/et/tahıl/sebze-meyve ) da bulunmasına özen gösterilmelidir. Böylece hem yeterli besin öğeleri alınır hem de kişi diyetten sıkılmamış olur.
  • Diyette sıklıkla tercih edilen tatlandırıcılı ürünler direk zayıflamaya yönelik ürünler değil diyabet hastaları için şekersiz olarak üretilen yiyeceklerdir. Zayıflama süresince ana öğün yerine geçmemesi gereken bu gıdaları sıklığı ve miktarı sınırlı şekilde ara öğünlerde bilinçli tüketmek gerekir.
  • Gereğinden fazla alınan her kalorinin vücutta yağa dönüşerek depolanacağını unutmamak gerekir.
  • Özellikle yetişkin grupta yarım yağlı süt ve süt ürünleri tercih edilmelidir. Bu besinlerin yağı az olanlarının glisemik indeksleri düşüktür ve yağlı olanlara nazaran daha doygunluk sağladıkları unutulmamalıdır.
  • Yemekleri sevilen usulle; kızartma ve uzun süre kaynatma işlemlerini yapmadan hazırlamaya özen gösterilmelidir.
  • Vücudun temel ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri haplardan değil doğal sebze ve meyvelerden almak ilk tercih olmalıdır.
  • Su hayattır. Günde bayanlarda en az 10 ile 12 bardak erkeklerde 12 ile 14 bardak su içmeyi alışkanlık haline dönüştürmek gerekir. Su yerine tercih edilen kimi zaman ara öğünlerde ve sofralarda vazgeçilmezler haline gelen hazır meyve sularını, kafeinli içecekleri ve kolayı tüketmek hem sağlıklı değildir, hem de kilo olarak geri dönecektir.
Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

Hurma Diyeti Hurma İle Zayıflama

Yazının Kategorisi: Diyet|Genel|Zayıflama


14 Tem 2011

Hurma diyetinin bilimsel yönü araştırıldı. Evet, Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin araştırmasına göre; sabah, öğlen ve akşam yemeğinden birer saat önce,  üç adet hurma yenilerek yapılan diyet sayesinde daha hızlı kilo veriliyor.

2 ayda 8 kilo, yani bir ayda 4 kilo vermek mümkün, hurma sayesinde. Tek yapmanız gereken, yemeklerden bir saat önce 3 hurma yemek. Sadece yemeklerden önce hurma yiyerek zayıflamak mümkündür, ama hurma diyetinin uygularsanız, daha etkili sonuçlar alabilirsiniz.

Peki hurma nasıl bu kadar faydalı? Uzmanlara göre 100 gram hurmanın içinde 65 gram karbonhidrat, 2 gram protein ve 0.5 gram yağ buluyor. İçerisinde şeker, protein ve yağ bulunan tek gıda hurma olduğu için son derece faydalı olduğu savunuluyor. Bağırsaklara olan faydasını içindeki yüzde 21 oranındaki liften alıyor ve kabızlığı önlüyor. Hurmada A,D,B1, B6, C vitaminlerinin yanı sıra antioksidan vitaminlerin çoğu da mevcut.. Demir, magnezyum, çinko ,sodyum, patosyum ve kalsiyum da bulunuyor. Ve hurmada hiç ama hiç kolesterol bulunmuyor.

Hurma Diyeti için Diyet Listesi

Sabah: Kahvaltıdan bir saat önce 3-4 adet hurma. Kahvaltıda mutlaka bir dilim ekmeğin yanında protein kaynaklarından biri olmalı. Mesela haftanın iki günü yumurta ve her gün istenilen miktarda peynir tüketilebilir. Meyve suyu, çay ve süt dönüşümlü olarak içilir. Burada önemli olan protein, yağ ve şekerin ölçülü bir şekilde tüketilmesi.

Öğle: Yemekten bir saat önce 3-4 adet hurma. Öğle yemeğini bir dilim ekmek, çorba, salata ve et (veya sebze) yemeği ile renklendirmek gerekir. Şayet tatlı çok seviliyorsa ikindi vaktinde az miktarda yemek gerekir.

Akşam: Yemekten bir saat önce 3-4 adet hurma. Meyve, sebze, yoğurt, cacık gibi hafif yemekler tercih edilerek karbonhidrat ve yağ oranı azaltılır.

Not: 45 kilodaki bir kişi yemeklerden önce 2 hurma yerken, 70 kilodaki bir insan 3-4 hurma tüketebilir.

Ramazan Ayında Hurma Diyeti: Ramazan ve Hurma

Hurma diyetine başlamak için ramazan ayı son derece uygundur. Ramazanda oruç tutanlar, iftar vaktinde yemek yemek yerine sadece üç hurma yiyip su içtikten sonra bir saat bekleyebilirler. İftarlarını bu bir saat bekledikten sonra yaparlarsa mide açlıktan sonra hazırlık dönemine girer. Hurma ile iftar açılıp bir müddet beklenirse çok daha rahat edersiniz. Ayrıca çok daha az yemek ile çok daha uzun süre tok kalabilirsiniz. Ramazanda bağırsak sorunu yaşayanlar için de hurma çok rahatlatıcı olur. Ayrıca bu sayede kilo da verebilirler. Sahurda da yine yemekten bir saat önce hurma yerseniz gün boyunca daha rahat tok kalabilirsiniz.

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

Yemek yedikten sonra uyumayın: Maalesef sahurdan sonra uyuyoruz.

· 4 veya 6 öğün yemeliyiz:  Ramazanda 2 öğün yemek yiyoruz. Mümkün olduğunca iftar ile sahurun arasına bir öğün daha eklemek gerekiyor.

· Spor yapmalıyız: Ramazanda oruçken yürümek bile zor geliyor. Yazının Devamı »

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

Nicogel50 ML’lik avuç içi boyutunda üretilen Nicogel, evinizin içinde banyoda, mutfakta, iş yerinizde veya tatile gittiğinizde yanınızda götürebileceğiniz şekilde tasarlanmıştır.
Her sıkımı 1 şase eş değerinde olup 50 defa kullanım için uygundur. Yazının Devamı »

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

Havyar ve Faydaları

Havyar nedir diye sorsak, bu soruya cevabınız balık yumurtası olacaktır. Peki balık yumurtasının; yani, havyar nedir sorusunun cevabının, cildi sıkılaştırarak gençleştiren bir etkisi olduğunu da biliyor musunuz? Siz bilmiyorsanız bile, artık öğrenmiş oldunuz. Havyar ile cilt acaba nasıl sıkılaştırılıp gençleştirilebilir? Yazının Devamı »

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

Safran Çayı Yararları

Safran çayı nedir? İçinde neler bulunur?

Safran çayı 19 çeşit bitki karışımından elde edilmiştir. Safran çayı hiçbir yapay katkı maddesi ve tatlandırıcı içermemektedir, tamamen bitkiseldir. Safran çayı bağırsaklardaki yağ emilimini minumuma indirerek vücutta kalori açığı oluşturmaktadır. Yani tüketilen gıdalardan alınan yağın bağırsaklardaki emilimi minumuma inerek vucutta oluşan kalori açığına bağlı olarak mevcut yağların en hızlı şekilde yakılmasına yardımcı olmaktadır. Yazının Devamı »

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

Pancha Karma fizyolojiyi,hastalıkların tohumlarını eken yıpranmasına ve yaşlanmasına yol açan toksinlerden temizleme,yenileme ve gençleştirme yöntemidir.Klasik Ayurveda’nın ve Maharishi’nin sağlığa vedik yaklaşımının en derin ,en kapsamlı ve etkili tekniğidir. En az 5000 yıllık bir doğal sağlık sistemi olan Ayurveda’nın en temel tedavisi olan Pancha Karma,Maharishi’nin yeniden saflaştırdığı şekliyle 90′lı yıllarda batıda, 2000′li yıllarda da ülkemizde uygulanıyor.Yanlış endüstri ve tarım uygulamaları sonucu doğada oluşan toksinler solunum ve yiyecek,içeceklerle vücuda girmekte ve çağdaş yaşamın kaçınılmaz kıldığı streslerle vücutta artarak birikmekte,dokulara yerleşerek ciddi hastalıklara zemin hazırlamaktadır.Yapay gübreler,hormonlar ve tarım ilaçlarının olumsuz etkileri anlatılmaktadır. Biriken toksinler periyodik olarak temizlenmezse gelecekteki hastalıklara zemin hazırlar,en azından erken yaşlanma ve yıpranmayı getirir.

Doğa Arınma Merkezi’nde ,Türkiye’de ilk defa uygulanmaya başlayan en güçlü Ayurveda yöntemi olan Pancha Karma ile beden,sağlık için tehdit oluşturan zararlı maddelerden temizlenir.Özel olarak eğitilmiş bayanlara bayan,erkeklere erkek teknisyenlerle uygulanan 1-2 haftalık kürle beden toksinlerden arındırılır,sinir sistemi rahatlar,fizyolojide denge kurulur.Başka benzer hiçbir yöntemle elde edilemeyecek derin arınma ve dengeleme,normalleştirme ve rahatlama sonucu kişi gelmiş veya gelecek hastalıklara karşı güçlü bir direnç kazanır. Bu dönemde kişiye özel yağlarla yapılan yapılan masajlar,bitki buharı uygulamaları,alına ve vücuda uygulanan yağ akımları ile yerlerinden sökülen toksinler,sindirim kanalıyla toplanır ve özel barsak temizleme yöntemleri ile vücuttan uzaklaştırılır.Bu dönemin uzatılmasıyla elde edilecek yararın artacağı açıktır.

Pancha Karma Sonrası Devre: Hafif diyet 5 gün içinde yavaş yavaş bozulur ve sağlanan dengenin korunması için Ayurveda uzmanınca kişiye uygun bir diyet ve zayıf vücut bölge ve dokuların güçlendirilmesi için ayurvedik bileşimler ve günlük yaşam önerileri sunulur. Amrith Kalash [ MA-4 ve 5 ] gibi vücudu destekleyip, bağışıklığı güçlendiren,antioksidan etkili rasayanalar [ bitkisel güçlendirici bileşimler ] önerilir. Pancha Karma’nın ideal olarak yılda 2-3 kere tekrarlanması önerilir. Buna fırsat bulamayanların, toksin oluşturan şartların en üst düzeyde olduğu günümüz koşullarında, hiç olmazsa yılda 1 kere bu derin arınma ve bakım yönteminden geçmeleri sağlıklarını korumak için çok yararlıdır.

Bu yöntemle sağlanan arınmanın getireceği yararlar şu şekilde özetlenebilir.

  • Yanlış beslenmeden dolayı biriken toksinler vücuttan atılır.
  • Sindirim ve metabolizmanın gücü artar.
  • Dolaşım sistemi güçlenir ve etkinlik kazanır.
  • Birçok hastalık önlenir ve normal sağlık kazanılır.
  • Vücudu gençleştirir ve hastalıklara karşı direnç sağlar.
  • Kişi canlı, güçlü ve dirençli bir bedene sahip olur,fazla kilolardan arınır, zamanın getirdiği yıpranmadan etkilenmez,sağlıklı, genç ve uzun bir yaşam sürer.

Eski Hindistan’da krallara uygulanan bu harika yöntemin yılda birkaç kere düzenli uygulanması ve arada da Ayurveda uzmanının tavsiyelerine uyulması, hastalıklardan uzak, mükemmel sağlıklı bir yaşamın güvencesi olacaktır. Bu yöntemle streslerinden uzaklaşarak tüy gibi hafifleyen kişi mükemmel sağlığın ve gençleşmenin mutluluğunu yaşar. Kişi güçlü, canlı ve dirençli bir bedene sahip olur, yaşlılıktan etkilenmez,sağlıklı ve uzun bir yaşam sürer. Pancha Karma yöntemi 3 devreden oluşur.

1. Hazırlık Devresi: Toksinler yumuşatılıp atılmaya hazırlanır.
2. Ana Kür Devresi: Ayurveda merkezinde uygulanan esas arınmanın uygulandığı devredir.
3. Normal Diyete Geçiş ve Pancha Karma sonrası Devre: Normal yaşama yumuşak geçiş, arınma ve dengenin korunması,zayıf bölgelerin güçlendirilmesini amaçlar.

Hazırlık Devresi: Dokulara oturmuş toksinler yumuşatılarak sökülmeye hazırlandığı başlangıç dönemidir.3-5 gün sürer tavsiye edilen Pancha Karma’nın ana devresi gibi dinlenerek uygulanmasıdır, ancak bu sağlanamıyorsa,çalışma ve aktivite temposu düşürülerek de uygulanabilir.
Bu dönemde haşlama sebze ve çorbalarla çok hafif beslenilir ve sade yağ olarak adlandırılan arıtılmış tereyağın özel bir kullanımıyla dokularda toksinler yumuşatılarak önce kana, sonra bağırsaklara çekilir ve hintyağıyla ön bir temizlik yapılır.

Ana Kür Devresi: Hazırlıkta yumuşatılan toksinlerin terleme, bağırsaklar ve burunda temizlendiği Ayurveda merkezinde uygulandığı bölümdür. Kişi birbiri ardına her gün 2,5-3 saat arınma merkezinde kalarak masajlar, buhar ve bağırsaklar yoluyla toksinlerden arınır.

Normal Diyete Geçiş ve Pancha Karma sonrası Devre: Bu dönemde de biraz daha yumuşatılarak hafif beslenme devam eder. 3-5 gün uygulanabilirse de önerilen en az 1 hafta uygulanmasıdır.
Merkezdeki uygulama dışındaki zaman olabildiğince dinlenerek geçirilmelidir. İlk 2 dönemde kilo fazlası olanlar ortalama 4-6 kg kaybetmektedirler. Uygulanan rejime göre bu azaltılıp arttırılabilir.

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

Obeziteye Spreyli Çözüm bulundu !!

Yazının Kategorisi: Genel|Zayıflama


13 Tem 2011

Amerikan Compellis Eczacılık firması, obeziteye (aşırı şişmanlık) karşı bir burun spreyi geliştirdiğini ve ilaç için ilk patenti aldığını açıkladı. Boston merkezli firmanın Başkanı Chris Adams’ın verdiği bilgilere göre, burun spreyi koku ve tat alma duyularını bloke edip yeme dürtüsünü bastırıyor.

Cdris Adams, “Çok basit bir iş, koku ve tat alma duyularını bloke ediyorsunuz, o kadar” diye konuştu. Şimdiye kadar obeziteyle mücadelede bu yöntemin akla getirilmediğini söyleyen Adams, yapılan deneylerde spreyin işe yaradığını vurguladı. Adams, “Kokusunu ve tadını almadığımız bir şeyi canımız çekmez” dedi.

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

Yaşamımızın her aşamasını etkileyen, kurtulmak isteyipte kurtulamadığımız kilolarımıza veda etmemizin zamanı geldi. Sağlıklı ve zayıf bir vücuda sahip olmanız için yapmanız gerekenler artık uzaklarda değil, uzakdoğunun mucize diyet gıda takviyesi ve dünyanın bir çok ülkesinde insanların çaresi olmuş Misutgaru artık ülkemizde. Doğadan özenle toplanmış tahıllardan ve bitkilerden oluşan mucizenin sayesinde uzun süre tokluk hissine ve içerdiği besinlerin lifli yapısı sayesinde vücudumuzun yağlarından kurtulmasında etkili olan misutgaru ile tanışma zamanımız geldi. Gelişmiş ülkelerde kilo problemi yaşayan insanların sayısı ülkemize nazaran çok fazladır. Avrupa’da ve Amerika’da zayıflamak isteyen milyonlarca insanın en büyük yardımcısı kore mucizesi misutgaru ile zayıflamak düşündüğünüzden çok daha kolay olacak… Artık doğal besin kaynakları ile zayıflayacak ve herhangi bir yan etki yaşamaksızın istediğiniz bedene sahip olabileceksiniz.

Sağlıklı bir vücuda sahip olmak ve kilo problemlerinizden kalıcı olarak kurtulmak istiyorsanız, önerimiz; doğal yolla aldığınız kilolarınızı doğal gıdalar kullanarak vermenizdir.

Size ağır diyetler, yorucu zayıflama kampları, ilaçlar önermiyoruz. Sadece ve sadece düzenli spor ve doğal gıdalar öneriyoruz. Sanılanın aksine zayıflamak ve daha sağlıklı bir vücuda sahip olmak için zorluklar içinde boğulmanıza, çok paralar harcamanıza gerek yok. İnanamayacağınız kadar kolay olduğunu, sağlıklı ve zayıf bir bedene kavuşmanın misutgaru ile imkansız olmadığını göreceksiniz. Kilo sorunu yaşayan bizler, mükemmel bir vücuda ve estetik bir görünüme sahip olmak istiyoruz, fakat bunun için ne kadar çaba harcıyoruz? Çabalarımız hedefimize hizmet ediyor mu? Yapılan istatistiklerde zayıflamak konusunda insanların, doğru olmayan zayıflama yöntemleri konusunda oldukça boşa zaman ve para harcadıklarını ve doğal besinlerle zayıflayabilecekleri konusunda bilgi sahibi olmadıklarını gösteriyor.

Tamamen doğal, içinde hiç bir kimyasal ve özel katkı maddesi olmayan misutgaru ile çok daha sağlıklı bir şekilde kilo verebileceğinizi ve güzel bir cilde sahip olacağınızı göreceksiniz.
Unutmayın ki vücudumuz kimyasallarla barışık değildir. Çevremizdeki, çalıştığımız ortamlardaki kimyasallara hatta mutfağımızdaki deterjanlara dahi hassas olan bedenimize zarar vermemeliyiz. Biz hasta değiliz sadece fazla kilolarımız var, bu kilolarımızdan kurtulmak isterken hasta olmak istemiyoruz. Besin uzmanları ve diyet uzmanları tarafından önerilen, gelişmiş ülkelerde insanlara kafelerde menüde sunulur derecede yayılmış misutgaru ile gereksiz zayıflama yöntemlerinden kurtulacaksınız.

Sekiz Sağlık Kaynağı

Kepekli Kahverengi Pirinç: Beslenme uzmanı Dr. Earl Mindell’ in ”İlaç Yiyecekler” isimli kitabı, kepekli kahverengi pirinçten şöyle söz etmektedir; Başta kanser olmak üzere, kalp krizi geçirmeye meyilli olan kişilerde kolesterolü ve felç risklerini Bağırsak ve sindirim sistemini düzenler.Kitaptaki en iyi on gıda arasında yer alan bu pirinç vücut metabolizmasını düzenlemesi ile aşırı yağ depolamayı engeller ve sindirim sırasında lifli yapısı ile kötü kolesterolün kana karışmasını önler. Toksinlerin vücuttan hızlı bir şekilde atılmasını sağladığı için cilt ve saçlarda daha güzel bir görünüm sağlar.

Mısır: Mısır tam bir vitamin deposudur. B1 vitamini, patotonik asit B5 vitamini, folat, niasin B3 vitamini ve C vitaminini de bol miktarda içermektedir. Mısır ayrıca diyetsel liflerin, fosfor ve magnezyum minerallerinin iyi bir kaynağıdır. Mısır, Yüksek Lifli Bir Gıdadır. Yapılan araştırmalar mısırın yüksek kolesterol seviyelerini düşürdüğü, kolon kanseri riskini azalttığı ve İrritabl bağırsak sendromunun bir kısım rahatasızlık verici semptomlarını hafiflettiği göstermiştir.Mısırda bulunan lif kan şekeri seviyelerini stabilize etmeye yardım eder. Cildi besler ve cilde parlaklık kazandırır.

Kore Yapışkan Pirinci:Başta Kore olmak üzere uzak doğuya has bu pirincin tarihi 2000 yıl öncelere dayanmaktadır. İçerdiği özel besinler sayesinde yağ asitlerine ve toksinlere tutunarak vücudun dengeli ve sağlıklı beslenmesine yardımcı olmaktadır. Midede,birlikte alındığı gıdaların hazmını düzenleyerek uzun süreli tokluk hissi sağlamakta ve rahat bir sindirime yardımcı olmaktadır.

Arpa: Arpa içerdiği etken maddeler sayesinde, saçların dökülmesini önler. Tırnaklarınızın güçlenmesini sağlar.Tüm vücuda dinçlik vererek aç kalmadan diyetlerinize uymanıza yardımcı olur. Bağışıklık sisteminin kuvvetlendirir.Mükemmel bir lif kaynağıdır ve barındırdığı etken maddeler bir çok sindirim problemlerinin önlenmesinde büyük öneme sahiptir.kx1 zayıflama hapı

Siyah Pirinç: Besin değeri yüksek, demir açısından zengin bir tür pirinçtir. Bir teoriye göre eski dönemlerde besin içeriği ve az yetiştirilmesi nedeniyle Uzak doğuda hükümdarlar ve üst düzeyden kişilerden başkasının yemesi yasak olduğu için yasak pirinç adını da almıştır. Rengini veren doğal maddeler kana karıştıktan sonra cilt altına nüfus ederek cilt lekelerinin yok olmasını ve selülitlerin azalmasını sağlar.

Sorgum: Sorgum, hücrelerinde barındırdığı etken maddeler, kolesterolü düşürebilen fenolik bileşimler ve bitki sterolleri yardımı ile yağ hücrelerine nüfus ederek çözülmesini ve bağırsaklardan emilmeden vücuttan atılmasını sağlar. LDL kolesterol seviyesini düşürmede en etkili bitkidir ve kolesterol emilimini özelliği ile dünyaca ünlenmiştir.

Kabuksuz Pirinç: Kan şekeri düzeyini sabit tutar. Kanda kararlı şeker düzeyi ve dengeli bir enerji sağlar. Bu enerjiyle hareketlenen metabolizma sayesinde kilo almayı önler ve kilonuzu kontrol etmenize yardımcı olur. İçerdiği bitkisel vitamin ve mineraller vücut için gerekli günlük besin ihtiyacınızı karşılamada etkilidir.

Soya: Sindirim sisteminin çalıştırarak hazmı kolaylaştırır ve kabızlığı giderir. Bağışıklık sistemini güçlendirir.
Vücudun ve zihnin yorgunluğunu giderir ve enerji verir. Soya kandaki kolesterolü düşürerek kalp ve damar hastalıklarından korunmaya yardımcı olur. Kandaki şeker oranını dengeleyen Soya, şeker hastalarına da yararlıdır. Sinirleri güçlendirir. İyileşme süresini kısaltır. Vücut gelişimini destekler. Östrojen hormonunun aşırı salgılanmasının oluşturacağı etkileri önleyerek rahim, meme ve kolon kanserine yakalanma riskini azaltır.

Misutgaru Faydaları

Öğün öncesi acıkmaya başladığımız zaman misutgaru içilir. Daha sonra mideye inen misutgaru, midede boşlukları doldurur ve doygunluk hissi sağlar. Yemek yeme isteğini azaltır.

Bağırsaklarda vitamin ve mineraller emilir fakat yağları içeriğindeki lifler tutar ve yağ asitlerinin kana karışmadan vücuttan atılmasını sağlar. Kişi bu yolla zamanla sağlıklı olarak zayıflar.

Ayrıca içerdiği etken maddeler, cildi ve saçları güzelleştirir.kx1

Zayıflamak için yaptığınız diyetlerinizde en önemli şey tok kalmak ve sağlığınızı olumsuz yönde etkilememektir. Zayıflama
Misutgaru’ nun içerdiği bitkisel formül ara öğünlerinizde kullanmanızla birlikte sizlere tokluk hissi verecek ve kötü kolesterolü düşürmenize yardımcı olacaktır.

Yapmanız gereken tek şey ara öğünlerinizde tadı çok hoş olan bu ürünü kullanmak.İçerdiği bitkisel vitamin, protein ve mineraller ile cildinizin ve saçlarınızın ihtiyaç duyduğu yapıtaşlarının sağlanmasında, misutgaru başarılı bir kaynak olacaktır. Kullanmaya başladıktan en geç 2 hafta sonra cildinizdeki lekelerde azalmalar, gerginleşme ve parlaklık ile gözle görülür değişime şaşıracaksınız.
Uyku halinde vücudun kendini yenilemesi hızlanır. Misutgaru’ nun uyku öncesinde kullanılmasıyla beraber, uyku halinde geçen zamanda gençleştirici etkisini gösterecektir.

Aynı zamanda saçlarınızın daha canlı ve daha parlak bir görünüm kazanması misutgaru ile hayal değil. Saçlarınızı kökten uca besler ve tararken dökülmeler dahil sağlıksız oluşumları engeller.

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)

African Mango

Yazının Kategorisi: Diyet|Diyet Listeleri|Genel|Zayıflama


13 Tem 2011
African Mango ile Zayıflama

African Mango

African mango Amerika’da bir çok ünlünün kullandığı bitkisel zayıflama formülü olarak biliniyor. African mango şu anda avrupa’da en çok satılan bitkisel zayıflama kapsülleri sıralamasında ilk sırada yer alıyor.  Bu bitkisel zayıflama kapsülü Prof. Dr. Mehmet ÖZ tarafından önerilmektedir.  Prof. Dr. Mehmet Öz Amerika’da bir çok üniversitede bu konu ile ilgili bir çok konferans vermiş ve African Mango’dan övgüyle bahsetmiştir. Yazının Devamı »

Digg This
Reddit This
Stumble Now!
Buzz This
Vote on DZone
Share on Facebook
Bookmark this on Delicious
Kick It on DotNetKicks.com
Shout it
Share on LinkedIn
Bookmark this on Technorati
Post on Twitter
Google Buzz (aka. Google Reader)



Doktor Vitamin

Güncel Sağlık ve Yaşam Doktoru!